İkamet İzni Olan Yabancılar Yurt Dışına Çıkabilir Mi?

6458 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle birlikte, Türkiye’de vizenin veya vize muafiyetinin tanıdığı süreden yahut her halükarda doksan günden daha uzun süre kalmak isteyen yabancıların yetkili idari makamlardan ikamet izni almaları zorunlu kılınmıştır. İkamet izni, en yalın tanımıyla, yabancıya Türkiye sınırları içerisinde belirli bir süre veya süresiz olarak yasal kalış hakkı tanıyan idari bir statü belgesidir. Ancak, küreselleşen dünyada sermayenin, bilginin, eğitimin ve insan kaynağının mobilite ihtiyacı, Türkiye’de ikamet izniyle yasal olarak bulunan yabancıların çeşitli ticari, akademik, kişisel veya sağlık sebepleriyle zaman zaman yurtdışına çıkış yapmalarını kaçınılmaz kılmaktadır.

Bu makalenin temel odak noktası, Türkiye’de ikamet iznine sahip olan veya bu izni almak üzere başvuruda bulunmuş bir yabancının yurtdışına çıkış yapıp yapamayacağı, çıkış yapabilmesi halinde hukuken ne kadar sürede kalabileceği ve bu kısıtlamaların, Kanun’da düzenlenen farklı ikamet izni türlerine göre ne gibi yasal ayrımlar gösterdiğidir. Makale boyunca, kullanıcının talebi doğrultusunda ilgili kanun ve yönetmelik metinleri tam ve eksiksiz bir biçimde sunulacak, ardından bu metinlerin idari pratiklerdeki yansımaları, 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu ile getirilen radikal değişiklikler ve yargısal denetim mekanizmaları derinlemesine analiz edilecektir.

Sınır Geçişleri ve İkamet İzni Alma Zorunluluğu Nedir?

Yabancıların Türkiye’ye girişleri ve Türkiye’den çıkışları, sınır kapılarından, geçerli pasaport veya pasaport yerine geçen belgelerle yapılmak zorundadır. YUKK’un 19. maddesinde ikamet izni alma zorunluluğu şu şekilde hüküm altına alınmıştır:

İkamet izni MADDE 19 – (1) Türkiye’de, vizenin veya vize muafiyetinin tanıdığı süreden ya da doksan günden fazla kalacak yabancıların ikamet izni almaları zorunludur. İkamet izni, altı ay içinde kullanılmaya başlanmadığında geçerliliğini kaybeder.

Kanun metninden açıkça anlaşıldığı üzere, idare tarafından verilmiş bir ikamet izninin altı ay boyunca hiç kullanılmaması, belgenin kendiliğinden geçersiz hale gelmesine yol açmaktadır. Bu hüküm, yabancının Türkiye’de fiilen yaşama iradesini denetleyen ilk temel kısıtlamadır.

Bunun yanı sıra, YUKK’un 20. maddesi ikamet izninden muaf tutulan yabancıları düzenlemektedir. İlgili madde uyarınca, doksan güne kadar vizeyle veya vizeden muaf olarak gelenler vize veya vize muafiyeti süresince; vatansız kişi kimlik belgesi sahibi olanlar ve Türkiye’de görevli diplomasi ile konsolosluk memurları ikamet izni alma yükümlülüğünden istisnadır. İkamet izninden muafiyet sağlayan durumları sona erdikten sonra da Türkiye’de kalmaya devam edecek yabancıların, en geç on gün içinde ikamet izni almak üzere valiliklere (İl Göç İdaresi Müdürlüklerine) başvurmaları yasal bir yükümlülüktür.

İkamet İzni Başvuru Sürecinde Yurt Dışına Çıkış: 15 Gün Kuralı Nedir?

Bir yabancının Türkiye’de yasal kalış hakkı, salt ikamet izni kartının kendisine teslim edilmesiyle başlamaz; usulüne uygun yapılan bir başvuru ile birlikte hukuki geçerlilik başlar. Yabancıların ikamet izni başvuruları (ilk başvuru, uzatma veya geçiş başvurusu) Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün e-İkamet sistemi üzerinden alınmakta olup, bu işlemler şahsen, yasal temsilci veya vekaletnameye haiz avukatlar aracılığıyla yürütülebilmektedir. Başvuru sürecinde, dosyası henüz sonuçlanmamış bir yabancının acil bir gereksinimle yurtdışına çıkması gerektiğinde idari ve hukuki statüsünün ne olacağı sorunu, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik (YUKKUY) ile çözüme kavuşturulmuştur.

Yönetmeliğin 21. maddesinin sekizinci ve dokuzuncu fıkraları uyarınca, başvuru sürecini tamamlayan ve gerekli belgeleri yetkili makamlara teslim eden yabancılara, herhangi bir harca tabi olmayan “İkamet İzni Müracaat Belgesi” düzenlenmektedir. Bu belge, başvuru tarihinden itibaren en geç 90 gün içinde sonuçlandırılması gereken değerlendirme süreci boyunca yabancıya Türkiye’de yasal olarak kalma hakkı tanır.

15 Günlük Çıkış Sınırı Aşıldığında Neler Olur?

İkamet izni başvuru süreci devam ederken yurtdışına çıkış yapmak isteyen yabancılar için mutlak bir kısıtlama mevcuttur. İl Göç İdaresi Müdürlüklerince onaylanmış İkamet İzni Müracaat Belgesi ve harç makbuzlarının (ikamet izni harcı ve kart bedeli) sınır kapılarındaki görevlilere ibraz edilmesi zorunludur. İdare tarafından uygulanan kurallar ışığında, müracaat belgesinin sağladığı çıkış-giriş hakkının hukuki çerçevesi şu şekildedir:

  • Yabancı, müracaat belgesi ve harç dekontlarıyla birlikte, her defasında en fazla 15 gün içerisinde Türkiye’ye dönmek kaydıyla çoklu çıkış-giriş hakkına sahiptir.

  • Çıkış yapılabilmesi için belgenin mutlaka İl Göç İdaresi tarafından ıslak imza ve mühür ile onaylanmış olması ve harçların ödenmiş olması gerekmektedir.

  • Şayet yabancı ülkeden çıkış yaptıktan sonra 15 günden fazla yurtdışında kalırsa, müracaat belgesinin sağladığı bağışıklık ortadan kalkar. Yabancının ülkeye tekrar girişinde, kendisine “vize genel hükümleri” (varsa vize muafiyeti veya 180 günde 90 gün kalış kuralı) uygulanır. Eğer yabancının vize hakkı veya muafiyeti kalmamışsa ülkeye girişi engellenebileceği gibi, yapılan ikamet izni başvurusu da idare tarafından iptal edilebilir.

Kısa Dönem İkamet İzninde Yurt Dışında Kalma Süresi Ne Kadardır?

Kısa dönem ikamet izni, Türkiye’de turizm, ticari bağlantı kurma, bilimsel araştırma yapma, tedavi görme veya taşınmaz mal sahipliği gibi nedenlerle bulunan yabancılara verilen, kural olarak her defasında en fazla ikişer yıllık sürelerle (bazı istisnai durumlarda beş yıla kadar) düzenlenen en yaygın ikamet türüdür. Bu izin türünün şartları, reddi ve iptali YUKK’un 31, 32 ve 33. maddelerinde düzenlenmiştir.

Kısa Dönem İkamet İzninde 120 Gün Sınırı Neden Kaldırıldı?

6458 sayılı YUKK’un 2013 yılında yürürlüğe giren ilk orijinal metninde, kısa dönem ikamet izni sahiplerinin yurtdışı seyahatleri üzerinde son derece katı bir kısıtlama mevcuttu. Eski düzenlemede yer alan Kanun’un 33. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre; “Son bir yıl içinde toplamda yüz yirmi günden fazla süreyle yurt dışında kalınması” halinde, idare herhangi bir takdir yetkisine gerek duymaksızın kısa dönem ikamet iznini iptal etmekte veya süresi bittiğinde uzatmamaktaydı.

Bu yasal sınır, özellikle küresel iş insanları, yatırımcılar ve Türkiye’de konut satın alan ancak yılın büyük bir bölümünü kendi ülkesinde veya iş seyahatlerinde geçirmek zorunda olan varlıklı yabancılar için devasa bir yasal engel teşkil etmiştir. Yabancıların Türkiye’ye getirdikleri sermaye, “120 gün kuralı” yüzünden ikamet izinlerinin iptal edilmesiyle risk altına girmiştir. Makroekonomik politikalar, yabancı doğrudan yatırımların teşvik edilmesi ve bürokratik engellerin azaltılması hedefleriyle çelişen bu kural, devletin üst makamlarınca yeniden değerlendirilmeye tabi tutulmuştur.

YUKK Madde 33’e Göre Güncel Durum ve İptal Şartları Nelerdir?

6735 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası, YUKK’un “Kısa dönem ikamet izninin reddi, iptali veya uzatılmaması” başlıklı 33. maddesi güncel haliyle şu şekildedir:

MADDE 33 – (1) Aşağıdaki hâllerde kısa dönem ikamet izni verilmez, verilmişse iptal edilir, süresi bitenler uzatılmaz: a) 32 nci maddede aranan şartlardan birinin veya birkaçının yerine getirilmemesi veya ortadan kalkması. b) İkamet izninin, veriliş amacı dışında kullanıldığının belirlenmesi. c) (Mülga: 28/7/2016-6735/27 md.) ç) Hakkında geçerli sınır dışı etme veya Türkiye’ye giriş yasağı kararı bulunması. (2) (Ek: 28/7/2016-6735/27 md.) İkamet izninin yurt dışında kalış süresi bakımından iptaline ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.

Yukarıdaki kanun metninden çok açık bir şekilde anlaşılacağı üzere, “120 gün” kısıtlamasını içeren (c) bendi mevzuattan tamamen mülga edilmiştir (yürürlükten kaldırılmıştır). Maddeye eklenen ikinci fıkra, yurt dışında kalış süresi bakımından iptal usullerini yönetmeliğe bırakmış olsa da; mevcut Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik metni incelendiğinde, idarenin kısa dönem ikamet izinleri için yeni bir matematiksel gün sınırı (örneğin 150 gün veya 200 gün gibi) ihdas etmediği görülmektedir.

Bu bağlamda güncel durum itibarıyla, kısa dönem ikamet iznine sahip bir yabancının yurt dışında ne kadar kalabileceğine ilişkin hiçbir süre kısıtlaması bulunmamaktadır. Yabancı, onaylanmış izin süresi boyunca dilediği kadar ülkeden çıkış yapabilir ve dışarıda kalabilir.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken hassas bir idari risk mevcuttur. YUKK Madde 33/1-b bendinde yer alan “İkamet izninin, veriliş amacı dışında kullanıldığının belirlenmesi” hükmü, idareye geniş bir takdir yetkisi sunmaktadır. Örneğin, bir yıllık turistik kısa dönem ikamet izni alan bir yabancı, bu bir yılın 11 ayını sürekli yurt dışında geçirmişse, idare bir sonraki uzatma başvurusunda yabancının fiilen Türkiye’de turizm veya ikamet amacı taşımadığını kanaatine vararak, iznin amacına aykırı kullanıldığı gerekçesiyle uzatma talebini reddedebilmektedir. Dolayısıyla süre sınırı resmen kalkmış olsa da, hakkın kötüye kullanımı niteliğindeki aşırı devamsızlıklar idari yargıya taşınabilecek ret kararlarının temelini oluşturabilir.

Aile İkamet İzninde Yurt Dışında Ne Kadar Kalınabilir?

Aile ikamet izni, Türk vatandaşlarının, 5901 sayılı Kanun’un 28. maddesi kapsamında olanların (Mavi Kartlılar) veya Türkiye’de yasal ikamet izni, çalışma izni yahut mülteci/ikincil koruma statüsü bulunan yabancıların (destekleyici) yabancı eşlerine, kendisinin veya eşinin ergin olmayan veya bağımlı yabancı çocuklarına verilen bir izin türüdür. Bu izin, her defasında en fazla üç yıla kadar düzenlenebilmekte olup, hiçbir surette destekleyicinin Türkiye’deki yasal kalış süresini aşamamaktadır.

180 Gün Kuralının Kaldırılması ve İdarenin Denetim Mekanizması

Tıpkı kısa dönem ikamet izninde olduğu gibi, 2013 tarihli ilk YUKK metni, aile ikamet izinleri için de yurt dışı seyahatlerine sert bir kota uygulamaktaydı. Aile ikamet izni sahiplerinin “zorunlu kamu hizmeti, görev, eğitim veya sağlık nedenleri haricinde son bir yıl içinde toplamda yüz seksen günden fazla süreyle yurt dışında kalması”, iznin idarece doğrudan iptal edilmesini gerektirmekteydi. Bu kural, küresel iş dünyasında çalışan profesyonellerin ailelerinin hareketliliğini kısıtladığı ve aile bütünlüğü ilkesini pratik olarak zedelediği eleştirilerine maruz kalmıştır.

6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu’nun 27. maddesi, bu kısıtlamayı da ortadan kaldırmıştır. Aile ikamet izni talebinin reddi, iptali veya uzatılmamasını düzenleyen YUKK’un 36. maddesi şu anki şekliyle uygulanmaktadır:

MADDE 36 – (1) Aşağıdaki hâllerde aile ikamet izni verilmez, verilmişse iptal edilir, süresi bitenler uzatılmaz: a) 35 inci maddenin birinci ve üçüncü fıkralarında aranan şartların karşılanmaması veya ortadan kalkması. b) Aile ikamet izni alma şartları ortadan kalktıktan sonra kısa dönem ikamet izni verilmemesi. c) Hakkında geçerli sınır dışı etme veya Türkiye’ye giriş yasağı kararı bulunması. ç) Aile ikamet izninin, veriliş amacı dışında kullanıldığının belirlenmesi. d) (Mülga: 28/7/2016-6735/27 md.) (2) (Ek: 28/7/2016-6735/27 md.) İkamet izninin yurt dışında kalış süresi bakımından iptaline ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.

 



Madde 36’nın (d) bendinde yer alan 180 gün kısıtlaması mülga edilerek hukuk sisteminden çıkarılmıştır. Güncel ikincil mevzuatta da aile ikamet izinleri için belirlenmiş matematiksel bir yurt dışı kalış süresi sınırı yoktur. Aile ikamet iznine sahip bir birey, yasal izninin geçerliliği devam ettiği müddetçe Türkiye dışında serbestçe kalabilir ve izni salt bu nedene dayanılarak iptal edilemez.

Ancak burada idarenin “anlaşmalı evlilik” ve “aile birliği” kavramları üzerindeki denetim mekanizması çok daha aktiftir. YUKK Madde 34 ve YUKK Yönetmeliği Madde 30’da düzenlenen hükümler gereği, idare evliliğin sadece ikamet izni almak amacıyla yapılıp yapılmadığını denetlemekle mükelleftir. Şayet destekleyici Türkiye’de yaşarken, yabancı eş yılın tamamına yakınını yurt dışında geçiriyor ve eşler arasında ortak bir yaşam belirtisi (aynı konutu paylaşma, ortak ekonomik yaşam vb.) bulunmuyorsa, idare bu durumu evliliğin anlaşmalı olduğuna dair kuvvetli bir şüphe veya iznin “veriliş amacı dışında kullanılması” (Madde 36/1-ç) olarak değerlendirebilir. Bu senaryoda ikamet izninin iptali, 180 günün aşılmasından değil, aile birliğinin fiilen ortadan kalkmış olmasından kaynaklanacaktır.
 

Öğrenci, İnsani ve İnsan Ticareti Mağduru İkamet İzinlerinde Durum Nedir?

Farklı hukuki ve sosyolojik gerekçelerle düzenlenen diğer ikamet izni türlerinde, yurt dışı kalış süreleri kendi doğalarına uygun zımni sınırlar barındırmaktadır.

Öğrenci İkamet İzni

Öğrenci ikamet izni, Türkiye’de bir yükseköğretim kurumunda ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora düzeyinde eğitim görecek yabancılara, öğrenim sürelerini kapsayacak şekilde verilmektedir. Öğrencilerin yurtdışı seyahatleri için YUKK metninde açık bir “gün kısıtlaması” zikredilmemiştir. Ancak Kanun’un 40. maddesinde yer alan kesin hükümler çerçevesinde, iptal süreçleri eğitim yaşamıyla entegredir:

MADDE 40 – (1) Aşağıdaki hâllerde öğrenci ikamet izni verilmez, verilmişse iptal edilir, süresi uzatılmaz: a) 39 uncu maddede aranan şartların karşılanmaması veya ortadan kalkması. b) Öğrenimin sürdürülemeyeceği konusunda kanıtların ortaya çıkması. c) Öğrenci ikamet izninin, veriliş amacı dışında kullanıldığının belirlenmesi. ç) Hakkında geçerli sınır dışı etme kararı veya Türkiye’ye giriş yasağı bulunması.

Bu hükmün pratikteki yansıması şudur: Yurt dışında uzun süre kalan bir yabancı öğrencinin doğal olarak derslere devamsızlık yapması, sınavlara katılmaması ve nihayetinde üniversiteden ilişiğinin kesilmesi kaçınılmazdır. YÖK ve Göç İdaresi arasındaki entegre veri sistemi sayesinde, öğrencinin aktif öğrencilik statüsünün sonlandığı tespit edildiği anda (Madde 40/1-b uyarınca), öğrenci ikamet izni derhal iptal edilir. Bu nedenle, resmi olarak bir gün sınırı olmasa da fiili sınır, üniversitenin akademik takvimi ve devamsızlık kurallarıdır.

İnsani İkamet İzni ve İnsan Ticareti Mağduru İkamet İzni

İnsani ikamet izni, diğer ikamet izinlerindeki genel şartların aranmadığı, çocuğun yüksek yararı, sınır dışı etme kararı alınamayan durumlar veya olağanüstü acil nedenlerle Bakanlık onayı alınarak Valiliklerce en fazla birer yıllık sürelerle verilen son derece istisnai bir izindir.

YUKK Madde 47 uyarınca, “İnsani ikamet izni Bakanlığın onayı alınmak kaydıyla, iznin verilmesini zorunlu kılan şartlar ortadan kalktığında valiliklerce iptal edilir ve uzatılmaz”. Örneğin; ülkesindeki savaştan veya ağır insan hakları ihlalinden kaçtığı için sınır dışı edilemeyip insani ikamet izni alan bir yabancının, kendi rızasıyla menşe ülkesine veya uzun süreliğine üçüncü bir ülkeye seyahat etmesi, “kendisini zorunlu kılan insani tehlikenin” ortadan kalktığına dair kesin bir karine teşkil eder. İdare, bu fiili durumu tespit ettiğinde izni derhal iptal edecektir.

Benzer şekilde, İnsan Ticareti Mağduru İkamet İzni alan kişilerin, YUKK Madde 45/2 uyarınca “kendi girişimleriyle suçun failleriyle yeniden bağ kurduklarının belirlendiği” hallerde izinleri derhal iptal olunur. Bu statüdeki yabancıların yurtdışı seyahatleri, mağduriyet ve güvenlik protokolleri çerçevesinde idarenin çok daha sıkı gözetimi altındadır.

Uzun Dönem İkamet İzninde Yurt Dışı Kalış Kısıtlamaları Nelerdir?

Kısa ve orta vadeli ikamet izinlerinde sağlanan serbestliklerin aksine, Türk hukuku, devlete sarsılmaz bağlarla entegre olmuş kişilere verilen “Uzun Dönem İkamet İzni” konusunda tavizsiz bir güvenlik ve mevcudiyet politikası benimsemiştir.

Uzun dönem ikamet izni; Türkiye’de kesintisiz en az sekiz yıl (öğrenci ikamet sürelerinin yarısı, diğerlerinin tamamı hesaplanarak) yasal ikamet izniyle kalmış, son üç yıl içinde sosyal yardım almamış, kendisi ve ailesinin geçimini sağlayacak düzenli geliri olan ve geçerli sağlık sigortasına sahip yabancılara verilen süresiz bir ikamet hakkıdır. Mülteci, şartlı mülteci, ikincil koruma statüsü sahiplerine, insani ikamet izni ve geçici koruma sahiplerine bu hak tanınmaz. Bu izin, sahibine askerlik, seçme ve seçilme, kamu görevlerine girme ve muafiyetle araç ithali haricinde adeta bir Türk vatandaşına eşdeğer sosyal ve ekonomik haklar sunar.

Bir Yıldan Fazla Yurt Dışında Kalma Yasağı ve İstisnaları Nelerdir?

Sahibine süresiz kalış hakkı sunan bu imtiyazlı statünün en keskin zafiyeti, yurt dışı seyahat sürelerine getirilen amansız kısıtlamadır. 6458 sayılı Kanun’un 45. maddesi, hiçbir tartışmaya mahal bırakmayacak netliktedir:

Uzun dönem ikamet izninin iptali MADDE 45 – (1) Uzun dönem ikamet izinleri; a) Yabancının, kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit oluşturması, b) Sağlık, eğitim ve ülkesindeki zorunlu kamu hizmeti dışında bir nedenle kesintisiz bir yıldan fazla süreyle Türkiye dışında bulunması, hâllerinde iptal edilir.

Not: Uzun dönem ikamet izni sahibi bir yabancı, herhangi bir meşru mazereti olmaksızın kesintisiz olarak bir yıldan (12 ay) fazla Türkiye dışında kalırsa, elindeki süresiz statü valiliklerce derhal iptal edilmektedir.

Kanun koyucu bu acımasız kurala karşı hakkaniyet ilkesi gereği üç temel istisna getirmiştir:

  1. Sağlık Nedenleri: Yabancının yurt dışında ciddi bir tedavi sürecinden geçiyor olması ve bunun sağlık kurulu raporlarıyla resmi olarak belgelendirilmesi. 

  2. Eğitim Nedenleri: Yabancının yurt dışında resmi ve örgün bir eğitim kurumunda yükseköğrenim gibi bir akademik faaliyette bulunması.

  3. Zorunlu Kamu Hizmeti/Görev: Yabancının vatandaşı olduğu ülkenin anayasası/kanunları gereğince yerine getirmek zorunda olduğu bir devlet görevi (örneğin zorunlu askerlik hizmeti) bulunması.

Bu üç istisnadan herhangi biri resmi kanıtlarla ispat edilebildiği takdirde, yurt dışındaki kalış süresi bir yılı ne kadar aşarsa aşsın, uzun dönem ikamet izni iptal edilmez.

Diyelim ki yabancının hiçbir mazereti yoktu ve 1 yıldan fazla yurtdışında kalarak uzun dönem ikamet izninin iptal edilmesine neden oldu. Hukuk sistemi, bu kişilere kalıcı bir ceza kesmemektedir. YUKKUY’un 43. maddesi (Uzun dönem ikamet izni iptal edilen yabancıların tekrar yapacakları başvurular) uyarınca; salt yurtdışında kalma kısıtlamasını ihlal ettiği için izni iptal edilen yabancılar, Türkiye’ye dönüşlerinde bu izni tekrar almak üzere öncelikli olarak başvuruda bulunabilirler. Bu yeni başvuruda, sürecin en zorlayıcı şartı olan “kesintisiz sekiz yıl ikamet etmiş olma” kuralı yabancıdan ikinci kez aranmaz; diğer şartların (gelir, sigorta vb.) güncelliği kontrol edilerek en geç bir ay içinde izin yeniden tahsis edilebilir.

İkamette Kesinti Nedir ve 8 Yıllık Süreyi Nasıl Etkiler?

Kısa dönem ve aile ikamet izinlerindeki kalış sürelerinin (120/180 gün) kaldırıldığını daha önce belirttik. Peki, bu kişiler diledikleri gibi yıllarca ülkeden ayrı kalırlarsa ne olur? İzinleri iptal edilmese bile, çok daha büyük ve stratejik bir hak kaybına uğrarlar: Uzun dönem ikamet iznine veya Türk Vatandaşlığına giden “sekiz yıllık” (veya vatandaşlık için gereken beş yıllık) süre kesintiye uğrayacaktır.

Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in “İkamette kesinti” başlıklı 28. maddesi, bu durumu matematiksel bir kurala bağlamıştır:

İkamette kesinti MADDE 28 – (1) Bu Kanun hükümlerinin uygulanmasında; zorunlu kamu hizmeti, eğitim ve sağlık nedenleri hariç, bir yılda toplam altı ayı geçen veya son beş yıl içinde toplam bir yılı aşan Türkiye dışında kalışlar ikamette kesinti sayılır. İkamet süresinde kesintisi olanların ikamet izni başvurularında veya başka bir ikamet iznine geçişlerinde, önceki izin süreleri hesaba katılmaz. (2) Hesaplanmada Bakanlığa başvuru tarihi esas alınır. Yabancının yurtdışında kaldığı süreler ile ikamet izni almadan Türkiye’de kaldığı süreler kesinti sayılır.

Bu madde, idarenin amaca yönelik göç yönetiminin en parlak örneğidir. Bir yabancının elindeki kısa dönem ikamet izni geçerlidir ve iptal olmaz. Ancak bu yabancı;

  • Herhangi bir tek takvim yılı içerisinde toplamda 6 aydan fazla, veya

  • Geriye dönük son 5 yıllık süreç içerisinde toplamda 1 yıldan fazla

Türkiye dışında tatil yapmış, iş gezisine çıkmış veya ülkesinde kalmış ise; o güne kadar biriktirdiği tüm yasal ikamet süreleri (örneğin Türkiye’de yaşadığı 6 yıl) bir anda sıfırlanır ve “önceki izin süreleri hesaba katılmaz”. Kişi uzun dönem ikamet iznine başvurabilmek için bu 8 yıllık kesintisiz süreyi baştan, sıfırıncı günden itibaren yeniden başlatmak zorunda kalır.

Uzun Dönem İkamet İzni (8 Yıllık Süre) Hesaplama Metodolojisi Kapsam Oranı
Öğrenci İkamet İzni ile geçirilen süreler Sürenin %50’si (Yarısı) hesaplanır
Kısa Dönem, Aile, Çalışma İzni ile geçirilen süreler Sürenin %100’ü (Tamamı) hesaplanır
İnsani İkamet İzni, Sığınmacı, Geçici Koruma süreleri Süreler hesaplamaya dahil edilmez
“İkamette Kesinti” (1 Yılda >6 Ay veya 5 Yılda >1 Yıl Yurtdışı) Süreler sıfırlanır, hesaplama baştan başlar

Çalışma İzni Olan Yabancılar Yurt Dışında Ne Kadar Kalabilir?

Türkiye’de yabancıların istihdamı, salt göç hukukunun değil, aynı zamanda çalışma hayatı ve makroekonomi politikalarının da bir parçasıdır. Bu nedenle, 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu (UİK) çerçevesinde usulüne uygun olarak alınmış ve geçerliliğini koruyan bir Çalışma İzni belgesi veya Çalışma İzni Muafiyeti belgesi, YUKK Madde 27 ve UİK Madde 12 uyarınca, ek bir belgeye gerek kalmaksızın ikamet izni yerine geçmektedir.

Yani, Türkiye’de geçerli bir çalışma izniyle bulunan yabancının, İl Göç İdaresi’nden ayrıca bir ikamet izni kartı (kısa dönem vb.) çıkarmasına gerek yoktur; yabancı doğrudan çalışma izni kartını sınır kapılarında ve resmi işlemlerde ikamet senedi olarak kullanır.

Ancak çalışma izni sahiplerinin yurtdışı seyahatleri, salt ikamet izni sahiplerine göre çok daha sert ve spesifik kurallara bağlanmıştır. UİK Uygulama Yönetmeliği Madde 60 ve 6735 sayılı UİK Madde 15/2 hükümleri doğrultusunda, çalışma izinleri şu yurt dışı çıkış ihlalleri halinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından re’sen iptal edilmektedir:

Çalışma İzni Türü Yurtdışında Kalış Süresine Bağlı İptal Nedeni (UİK Madde 15/2)
Süreli Çalışma İzinleri (1 yıla kadar, uzatmalarla 2-3 yıl) Yabancının mücbir sebepler dışında aralıksız olarak 6 aydan fazla Türkiye dışında kalması.
Bağımsız ve Süresiz Çalışma İzinleri Yabancının mücbir sebepler dışında aralıksız olarak 1 yıldan uzun süre Türkiye dışında kalması.
Turkuaz Kart Sahipleri (Nitelikli İşgücü) Yurtdışında kalış süresinin Bakanlıkça belirlenen özel süreyi aşması.

Not: Çalışma izinlerinde harç bedelleri de yüksektir. İptal halinde bu harçlar iade edilmez.

Çalışma izinlerine bu denli sert sınırlar konulmasının mantığı işgücü piyasası dinamiklerinde yatar. Bir işverene bağımlı olarak süreli çalışma izni alan yabancı, şayet 6 aydan fazla işinin başında değilse (yurt dışındaysa), o istihdam akdinin fiilen son bulduğu, dolayısıyla yabancının Türkiye’de “çalışma” amacıyla bulunmadığı açıktır. Süresiz ve bağımsız (kendi işini kuran) yabancılar ise, tıpkı uzun dönem ikamet izninde olduğu gibi 1 yıllık bir tolerans süresine tabi tutulmuştur.

İkamet İhlali Durumunda İdari Yaptırımlar ve Sınır Dışı (Deport) Süreci Nasıl İşler?

İkamet izni sürelerinin veya yurt dışı kalış kısıtlamalarının ihlal edilmesi basit bir idari kusur olmayıp, yabancının Türkiye’deki statüsünü temelden sarsan ciddi idari yaptırımları beraberinde getirir.

Vize veya İkamet İhlalinde Çıkışa Davet Süresi Nedir?

İkamet izni idarece iptal edilen veya uzatma talebi reddedilen yabancıya, Göç İdaresi tarafından resmi bir tebligat yapılır ve kararda, yabancının Türkiye’yi terk etmesi için kendisine 10 günlük (yasal statüsüne göre 15 güne de çıkabilir) bir “Çıkışa Davet” süresi tanındığı bildirilir.

Yabancı bu 10 günlük süre içerisinde Türkiye’yi kendi rızasıyla terk etmezse, yasa dışı (kaçak) duruma düşer. Bu aşamadan sonra idare, YUKK’un 53. ve 54. maddeleri uyarınca ilgili kişi hakkında “Sınır Dışı Etme (Deport) Kararı” alır ve gerekirse kişiyi Geri Gönderme Merkezlerinde (GGM) idari gözetim altına alarak zorla sınır dışı eder. Sınır dışı edilen kişinin tüm seyahat ve sağlık masrafları (çalışma izni bağlamındaysa işvereninden) kendisinden tahsil edilebilir.

İhlal Durumunda Türkiye’ye Giriş Yasağı (Tahdit) Ne Kadar Sürer?

Yasal kalış hakkını (vize veya ikamet izni) ihlal ederek yurt dışında kalarak veya Türkiye’de kaçak olarak süre geçiren yabancılar hakkında, ülkeden çıkış yaparken idari para cezaları tahakkuk ettirilir. Para cezasının ödenip ödenmemesine ve ihlalin süresine göre, yabancılar hakkında YUKK Madde 9 uyarınca çeşitli sürelerle “Türkiye’ye Giriş Yasağı” uygulanır. Güncel Göç İdaresi Genel Müdürlüğü direktiflerine göre ihlal sürelerine karşılık gelen giriş yasağı tarifesi şöyledir:

Yasal Kalış Hakkı İhlal Süresi Uygulanacak Türkiye’ye Giriş Yasağı Süresi (İhlal para cezası ödenmezse / Sınır dışı edilirse)
3 aya kadar ihlal 3 ay süreli giriş yasağı
3 ay – 6 ay arası ihlal 6 ay süreli giriş yasağı
6 ay – 1 yıl arası ihlal 1 yıl süreli giriş yasağı
1 yıl – 2 yıl arası ihlal 2 yıl süreli giriş yasağı
2 yıldan fazla ihlal 5 yıl süreli giriş yasağı (Kamu güvenliği riski varsa daha uzun)

Not: Şayet yabancı kendiliğinden sınır kapısına gelir ve ihlalden doğan para cezasını ödeyerek çıkış yaparsa, genellikle ihlal süresine bağlı olarak idare giriş yasağı koymayabilir veya cezayı hafifletebilir.

İkamet İzni İptaline Karşı İptal Davası ve Yürütmenin Durdurulması Nasıl Talep Edilir?

İkamet izninin iptali veya uzatılmaması kararlarının her zaman hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu söylenemez. İdare, özellikle soyut bir kavram olan “veriliş amacı dışında kullanılması” (YUKK Md. 33/1-b, 36/1-ç vb.) maddesine dayanarak, eksik incelemeli iptal kararları tesis edebilmektedir. Hukuk devleti ilkesi gereği, idarenin bu işlemlerine karşı etkili yargısal denetim mekanizmaları öngörülmüştür.

  • İdari İtiraz ve Dava Açma Süresi: Yabancı, idarenin ret veya iptal kararının kendisine tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde kararı veren Valiliğin/İl Göç İdaresinin bulunduğu yerdeki İdare Mahkemesinde İptal Davası açma hakkına sahiptir. Dava açmadan önce kararı veren idareye itiraz etmek ihtiyaridir. İdareye yapılan itiraza 30 gün içinde yanıt verilmezse zımni ret oluşur ve dava süresi kaldığı yerden devam eder.

  • Yürütmenin Durdurulması (YD): İdare hukukunun genel kuralları çerçevesinde, iptal davası açılması idari işlemin yürütmesini kendiliğinden (otomatik olarak) durdurmaz (YUKK Madde 53’teki Sınır Dışı kararlarına karşı açılan davalar müstesnadır). Bu son derece kritik bir noktadır. Zira yabancı, davası İdare Mahkemesinde aylar sürecek bir incelemedeyken, yasal statüsünü kaybettiği için sınır dışı edilme tehlikesiyle baş başa kalır. Bu tehlikeyi bertaraf etmek için, dava dilekçesinde mahkemeden acilen “Yürütmenin Durdurulması” talep edilmelidir.

  • YD Şartları ve Sonuçları: İdare Mahkemesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu gereği; “idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması” ve “işlemin açıkça hukuka aykırı olması” şartlarının birlikte gerçekleştiğini tespit ederse YD kararını verir. Mahkemenin YD kararı vermesi durumunda, yabancı yargılama süreci bitene kadar Türkiye’de sanki ikamet izni geçerliymiş gibi yasal olarak kalmaya devam eder ve deport tehlikesinden kurtulur.

Sonuç: İkamet İzni ve Yurt Dışı Çıkışlarında Dikkat Edilmesi Gerekenler

 

6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu ile Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nda yapılan değişikliklerle, Kısa Dönem İkamet İzni sahiplerinin yurt dışında geçirebilecekleri süreyi “120 gün” ile kısıtlayan ve Aile İkamet İzni sahiplerinin süresini “180 gün” ile sınırlandıran hükümler tamamen mülga edilmiştir. Günümüzde bu izin türlerine sahip yabancılar, izinlerinin geçerlilik süresi içinde diledikleri süre boyunca yurtdışına seyahat edebilir ve fiilen bu nedenle izinlerinin iptali ile karşılaşmazlar. Aynı şekilde, henüz başvurusu değerlendirme aşamasında olan yabancılara da “Müracaat Belgesi” ile 15 gün içerisinde geri dönmek şartıyla hukuki bir esneklik tanınmıştır.

Buna karşın, yabancılara süresiz kalış ve Türk vatandaşlarıyla eşdeğer sosyo-ekonomik haklar bahşeden Uzun Dönem İkamet İzni statüsünde kurallar son derece katıdır. Bu izne sahip bir yabancı, sağlık, eğitim veya zorunlu kamu görevi gibi yasal bir mazeretle belgeleyemediği sürece, kesintisiz bir yıldan (12 ay) fazla süreyle Türkiye dışında kalamaz; kalması halinde izni doğrudan iptal edilir. Dahası, kısa veya aile ikamet izni ile serbestçe seyahat eden yabancıların, yılın 6 ayından veya son 5 yılın toplamda 1 yılından fazlasını yurt dışında geçirmeleri, onların uzun dönem izne ve vatandaşlığa erişimleri için zorunlu olan “8 yıllık kesintisiz süre” zincirini geri dönülemez bir şekilde sıfırlamaktadır (İkamette Kesinti). Çalışma izni ile ikamet edenler ise işin devamlılığı prensibi gereği 6 aylık ve 1 yıllık çok daha sert çıkış süreleriyle bağlanmıştır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir