Trafik Kazasında Kusura İtiraz (2026)

Trafik kazaları, modern toplumun en yaygın haksız fiil türlerinden biri olup, meydana getirdiği maddi ve bedeni zararlar itibarıyla karmaşık bir hukuki süreçler bütününü tetiklemektedir. Türk hukuk sisteminde, bir kazanın meydana gelmesinden tazminatların ödenmesine kadar geçen süreç; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK), Türk Borçlar Kanunu (TBK), Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve Sigortacılık Mevzuatı çerçevesinde şekillenmektedir.


Trafik Kazası Sonrası İlk Tespit ve Tutanak Süreci

Trafik kazalarında kusur oranının doğru belirlenebilmesinin temeli, kaza anında tutulan tutanağın niteliğine ve doğruluğuna dayanır. Türk mevzuatı, kazanın oluş şekline ve sonuçlarına göre iki farklı tespit yöntemi öngörmektedir: Kolluk Kuvvetleri (Trafik Zabıtası) tarafından düzenlenen resmi tutanaklar ve tarafların kendi aralarında düzenledikleri anlaşmalı tutanaklar.

Kolluk Kuvvetleri Tarafından Düzenlenen Tutanaklar ve Yasal Zorunluluklar

Trafik kazalarının büyük bir kısmı maddi hasarla atlatılsa da, kanun koyucu kamu düzenini ve güvenliğini ilgilendiren belirli hallerde tarafların inisiyatif kullanmasını yasaklamış ve devletin resmi gücünün (Polis veya Jandarma) olaya müdahalesini zorunlu kılmıştır.

Mevzuat Dayanağı: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 83

Kolluk kuvvetlerinin kaza tespit tutanağı düzenleme yetkisi ve zorunluluğu, Karayolları Trafik Kanunu’nun 83. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Bu madde, kazaya el koyma yetkisini idari ve adli yönleriyle ayırmaktadır.

KANUN METNİ: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu – Madde 83

“Trafik kazalarına;

a) Adli yönden gereği yapılmak üzere mahalli genel zabıtaca,

b) Kazanın oluş nedenlerini, iz ve delillerini belirleyerek trafik kaza tespit tutanağı düzenlemek üzere de trafik zabıtasınca el konulur.

Trafik zabıtasının görevli olmadığı veya bulunmadığı karayollarında meydana gelen kazalarda trafik kaza tespit tutanağı mahalli genel zabıtaca düzenlenir ve bir örneği o yerin trafik zabıtasına gönderilir.

Karayollarında meydana gelen ve yalnız maddi hasarla sonuçlanan trafik kazalarında, tarafların anlaşması halinde ve fiil başka bir suç oluşturmuyorsa, adli kovuşturma yapılmaz ve Türk Ceza Kanununun 565 inci maddesi hükmü uygulanmaz.”

Hangi Durumda Polis veya Jandarma Çağrılmalıdır?

Kanun maddesinin lafzı ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri uyarınca, aşağıdaki durumların varlığı halinde tarafların “Anlaşmalı Kaza Tespit Tutanağı” düzenleme yetkisi ortadan kalkar ve kolluk kuvvetlerinin çağrılması zorunlu hale gelir:

  • Sürücüde Akli Denge veya Alkol Şüphesinin Varlığı: Kazaya karışan taraflardan herhangi birinde alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımı şüphesi varsa ya da akıl sağlığı yerinde değilse tutanak polis tarafından tutulmalıdır. Bu durum, sigorta teminatlarının geçerliliği açısından kritiktir; zira alkollü araç kullanımı kasko ve trafik sigortası teminatlarını geçersiz kılabilir.

  • Ehliyetsiz veya Yetersiz Ehliyetli Sürücü: Sürücülerden birinin sürücü belgesi yoksa veya kullandığı araç sınıfına uygun değilse.

  • Küçük Yaş: Sürücülerden birinin yaşının 18’den küçük olması.

  • Resmi (Kamu) Araçlar: Kazaya karışan araçlardan en az birinin kamu kurumuna ait olması (Resmi plakalı araçlar).

  • Kamu Malına Zarar: Kazada trafik ışıkları, bariyerler, elektrik direkleri gibi kamu mallarına zarar verilmişse.

  • Sadece 3. Kişilere Ait Eşyalara Zarar: Kazada sadece üçüncü kişilere ait mallara (örneğin park halindeki bir araca, dükkan vitrinine) zarar gelmişse.

  • Zorunlu Trafik Sigortasının Bulunmaması: Taraflardan birinin trafik sigortası (ZMSS) poliçesi yoksa veya süresi dolmuşsa.

  • Bedeni Zarar (Yaralanma veya Ölüm): Trafik kazası sonucunda en ufak bir yaralanma veya ölüm meydana gelmişse.

Analiz ve Uygulama Notu:Özellikle yaralanmalı kazalarda, taraflar bazen “iyiyim, bir şeyim yok” diyerek polis çağırmaktan kaçınmakta ve maddi hasarlı tutanak tutmaktadır. Ancak kaza şoku geçtikten sonra ortaya çıkabilecek iç kanamalar veya travmalar neticesinde hastaneye başvurulduğunda, “adli vaka” kaydı açılmakta ve polis tutanağı olmadığı için sigorta süreçlerinde büyük hukuki boşluklar ve tazminat reddi sorunları yaşanabilmektedir. Bu nedenle en ufak bir fiziksel temasın olduğu kazalarda dahi polis çağrılması, mağduriyetin önlenmesi adına elzemdir.

Kolluk Kuvvetlerinin Kusur Tayinindeki Değişen Rolü

Geleneksel uygulamada trafik polisleri, düzenledikleri tutanaklarda taraflara “8’de 8” üzerinden kusur oranı vermekteydi (Örn: Sürücü A: 6/8, Sürücü B: 2/8 kusurlu). Ancak İçişleri Bakanlığı’nın genelgeleri ve yönetmelik değişiklikleri ile bu uygulama kaldırılmıştır.

Güncel uygulamada trafik zabıtası, tutanakta doğrudan bir kusur oranı belirtmez. Bunun yerine, kazanın oluşumuna etki eden Kural İhlallerini (Örneğin: “Kırmızı ışıkta geçmek”, “Arkadan çarpmak”, “Şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak”) madde numaralarıyla tespit eder.

Sigorta şirketleri ve yargı mercileri, polisin tespit ettiği bu ihlal maddelerini baz alarak kusur oranını (Asli Kusur / Tali Kusur) türetir. Bu nedenle, polis tutanağında “kusur oranı yazmıyor” diye endişe edilmemeli; önemli olan “Sürücü A, KTK 84/1-a maddesini ihlal etmiştir” şeklindeki tespitin varlığıdır. Bu tespit, fiili olarak %75 veya %100 kusura tekabül edecektir.

Taraflar Arası Anlaşmalı Kaza Tespit Tutanağı (Maddi Hasarlı Kazalar)

2008 yılında hayata geçirilen ve trafik bürokrasisini azaltmayı hedefleyen bu sistem, sadece maddi hasarlı kazalarda tarafların kendi iradeleriyle tutanak tutmasına olanak tanır.

Tutanağın Hukuki Niteliği

Anlaşmalı Kaza Tespit Tutanağı, esasen bir “Özel Hukuk Sözleşmesi” niteliğindedir. Taraflar, olayın oluş şekli üzerinde mutabık kaldıklarını beyan ederler. Ancak bu mutabakat, “Ben kusurluyum” ikrarını içermek zorunda değildir; sadece “Olay şöyle oldu” beyanını içerir. Kusur takdiri, bu beyanlar ve çizilen kroki üzerinden sigorta şirketlerince yapılır.

Yasal Dayanak:

Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri ve Hazine Müsteşarlığı’nın 2007/27 sayılı Genelgesi, bu tutanakların yasal zeminini oluşturur.

Anlaşmalı Tutanak Doldurulmasında Kritik Noktalar

Tutanak doldurulurken yapılan hatalar, kusursuz bir sürücüyü kağıt üzerinde kusurlu duruma düşürebilir.

  • Islak İmza Şartı: Tutanağın geçerli olabilmesi için kazaya karışan tüm sürücülerin ıslak imzası şarttır. İmzasız tutanaklar sigorta şirketlerince işleme alınmaz.

  • Kroki Çizimi: Krokide araçların çarpışma noktaları, yol çizgileri, trafik levhaları (DUR levhası, Işıklar vb.) ve araçların gidiş yönleri net şekilde belirtilmelidir. “Yol benim hakkımdı” gibi soyut ifadeler yerine, görsel anlatım esastır.

  • İfade Tutarlılığı: Sürücü beyanları ile kroki ve hasar fotoğrafları arasında çelişki olmamalıdır.

  • Fotoğraf: Tutanak tek başına yeterli değildir. Geniş açılı (yolun genel durumunu gösteren) ve detaylı (hasar noktasını gösteren) fotoğraflar, kusur tespit komisyonu için en önemli delildir.


Kusur Oranının Belirlenme Süreci ve Kurumsal İşleyiş

Kaza mahallinden ayrıldıktan sonra, tutulan tutanakların dijital sisteme işlenmesi ve kusur oranının tayini süreci başlar. Bu süreç, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) altyapısı üzerinden yürütülür.

SBM Sistemi ve Değerlendirme Algoritması

SBM , Türkiye’deki tüm sigorta verilerinin toplandığı merkezi veri tabanıdır. Süreç şu adımlarla ilerler:

  1. Sisteme Giriş: Taraflar tutanağı ve fotoğrafları kendi sigorta şirketlerine iletir. Sigorta şirketi, belgeleri en geç 1 iş günü içinde SBM sistemine yüklemekle yükümlüdür.

  2. Sigorta Şirketlerinin Değerlendirmesi: Sisteme yüklenen dosya, her iki tarafın sigorta şirketi tarafından incelenir. Şirketler, kaza senaryoları üzerinden kendi sigortalılarının kusur durumunu değerlendirir. Kanuni süre 3 iş günüdür.

  3. Senaryo A (Mutabakat): Eğer A Sigorta Şirketi “%100 benim müşterim kusurlu”, B Sigorta Şirketi de “Evet, A kusurlu” derse; mutabakat sağlanır ve kusur oranı kesinleşir.

  4. Senaryo B (Anlaşmazlık): A Şirketi “%50-%50” derken, B Şirketi “Hayır, A %100 kusurlu” derse; dosya sistem tarafından otomatik olarak “Kaza Kusur Değerlendirme Komisyonu”na sevk edilir.

Kaza Kusur Değerlendirme Komisyonu

Bu komisyon, sigorta şirketlerinden bağımsız olarak, sadece anlaşmazlık yaşanan dosyaları incelemek üzere SBM bünyesinde kurulmuştur.

  • Yapısı: Komisyon, sigorta hukuku ve trafik kazaları konusunda uzman kişilerden oluşur.

  • Karar Süresi: Komisyona intikal eden dosyalar, 3 iş günü içerisinde incelenerek karara bağlanır.

  • Kararın Niteliği: Komisyonun verdiği karar, sigorta şirketleri için bağlayıcıdır. Ancak taraflar (vatandaşlar) için nihai yargı kararı niteliğinde değildir; idari bir tespit hükmündedir ve itiraza açıktır.

Trafik Kazası Kusur Oranları ve Hukuki Karşılıkları

Trafik kazalarında kusur, genellikle %0, %25, %50, %75 ve %100 oranları üzerinden dağıtılır. Bu oranlar, “Asli Kusur” ve “Tali Kusur” kavramlarının matematiksel karşılığıdır.

Kusur Oranı Hukuki Statü Tazminat Sonucu
%0 Tam Kusursuz Karşı tarafın trafik sigortasından hasarının tamamını alır. Değer kaybı talep edebilir.
%25 Tali Kusurlu Tali kusurludur (Örn: Hız sınırını hafif aşmak ama geçiş hakkı kendisinde olmak). Hasarının %75’ini karşı taraftan alır. Karşı tarafın hasarının %25’ini kendi sigortası öder.
%50 Eşit Kusurlu Her iki taraf da eşit hatalıdır (Örn: Kontrolsüz kavşakta iki aracın dikkatsizce girmesi). Herkes hasarının yarısını karşı taraftan alır.
%75 Asli Kusurlu Kazanın ana sebebidir (Örn: Tali yoldan ana yola kontrolsüz çıkmak). Hasarının sadece %25’ini alabilir.
%100 Tam Kusurlu Kazanın tek sorumlusudur. Kendi trafik sigortasından hasar alamaz. Karşı tarafın tüm zararını sigortası öder.

Belirlenen Kusur Oranına İtiraz Yolları ve Yöntemleri

Vatandaşların en sık karşılaştığı sorun, gıyaplarında veya hatalı değerlendirmeler sonucu belirlenen kusur oranlarıdır. İtiraz süreci kademeli bir yapıya sahiptir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.106 uyarınca, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının tespiti için dava açılabilir. Ancak Yargıtay, sırf “kusur oranının tespiti” için bağımsız bir tespit davası açılmasında genellikle “hukuki yarar” görmemektedir. Yargıtay’a göre, kusur oranı bir “hukuki ilişki” değil, “maddi vakıa”dır. Bu nedenle, kusur tespiti, ancak bir “Eda Davası” (Tazminat Davası) içerisinde, ön sorun olarak incelenip tespit edilebilir. Sonuç olarak, “Sadece kusurun tespiti” amaçlı dava açmak yerine, kazaya bağlı açılacak tazminat davası veya tahkim yolunda kusura ilişkin itirazda bulunulması gerekir.

Birinci Kademe: SBM Üzerinden İtiraz Süreci

Kusur oranları SBM sisteminde belirlendiği an, sigortalılara SMS veya e-posta yoluyla bildirim yapılır. Bu bildirimden itibaren 5 iş günü içinde itiraz hakkı vardır.

İtiraz Prosedürü:

  1. Başvuru Kanalı: İtiraz, sbm.org.tr adresindeki “Kaza Tespit Tutanağı Sorgulama ve İtiraz” menüsü üzerinden veya doğrudan sigorta acentesi aracılığıyla yapılır.

  2. Gerekçe Gösterme: İtiraz edilirken sadece “Kabul etmiyorum” demek yetersizdir. “Krokide A aracı ters yöndedir”, “Fotoğraflarda fren izi bellidir” gibi somut gerekçeler sunulmalıdır. Gerekirse ek fotoğraf veya video (varsa araç kamerası görüntüsü) sisteme yüklenmelidir.

  3. Sonuçlanma: İtiraz üzerine dosya, ilgili sigorta şirketleri tarafından (veya anlaşmazlık sürerse Komisyon tarafından) yeniden değerlendirilir. Bu süreç de genellikle 3 iş günü sürer.

Önemli Uyarı: SBM üzerinden itiraz hakkı genellikle bir defaya mahsustur. Eğer itiraz reddedilirse, aynı kanaldan tekrar başvuru yapılamaz; bir sonraki aşamaya (Tahkim veya Yargı) geçilmesi gerekir.

İkinci Kademe: Sigorta Tahkim Komisyonu Başvurusu

SBM aşamasından sonuç alınamazsa, mahkeme sürecinden çok daha hızlı ve ekonomik olan Sigorta Tahkim Komisyonu devreye girer. Sigorta Tahkim Komisyonu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ile kurulmuş, mahkemelere alternatif bir uyuşmazlık çözüm merciidir.

Başvuru Ön Şartı: Sigorta Şirketine Başvuru

Tahkim Komisyonu’na başvurmadan önce, uyuşmazlık yaşadığınız sigorta şirketine yazılı olarak (iadeli taahhütlü mektup, noter ihtarnamesi veya KEP ile) başvurmanız zorunludur. Sigorta şirketinin bu başvuruya 15 iş günü içinde (Trafik sigortalarında bu süre 15 gün, diğerlerinde farklı olabilir, ancak KTK m.97 uyarınca genel süre 15 gündür) cevap vermemesi veya verdiği cevabın talebinizi karşılamaması durumunda Tahkim yolu açılır.

Yasal Dayanak: KTK Madde 97

“Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.”

Tahkim Başvuru Ücretleri ve Masraflar (2026 Dönemi)

Sigorta Tahkim Komisyonu başvuru ücretleri, uyuşmazlık konusu tutara (talep edilen tazminat miktarına veya kusur tespiti isteniyorsa bunun parasal değerine) göre belirlenir.

Uyuşmazlık Tutarı (TL) Başvuru Ücreti (TL) (Tahmini 2026)
0 – 8.500 TL 520 TL
8.501 – 17.000 TL 1040 TL
17.001 – 85.000 TL 1560 TL
85.001 TL ve üzeri Uyuşmazlık tutarının %1,8’i (En az belirli bir taban tutar)

Üçüncü Kademe: Mahkemeler Aracılığıyla İtiraz

Tahkim yolu tercih edilmezse genel mahkemelerde dava açılabilir.

Görevli Mahkeme Sorunu ve Yetki

Kusur oranına itirazın hangi mahkemeye yapılacağı konusu, “Kusur Tespit Davası”nın niteliğine göre değişir.

  • Sulh Ceza Hakimliği: Eğer amaç sadece trafik cezasının iptali ise (örneğin polis size “kırmızı ışık ihlali” cezası yazdıysa), Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurulur. Sulh Ceza Hakimliği, cezayı iptal ederken kusur durumuna da değinebilir. Ancak Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, Sulh Ceza Hakimliği’nin verdiği kararlar hukuk mahkemelerini (tazminat davalarını) kesin olarak bağlamaz.

  • Asliye Hukuk / Asliye Ticaret Mahkemesi: Tazminat hukukunu ilgilendiren asıl kusur tespiti bu mahkemelerde yapılır. Sigorta şirketi taraf olduğu için genellikle Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir.


Sonuç ve Kazazedeler İçin Yol Haritası

 

Trafik kazası sonrası yürütülen hukuki süreç, teknik detaylarla doludur. Kusur oranının tespiti, zincirleme bir reaksiyonla tüm tazminat kalemlerini (değer kaybı, mahrumiyet, destek tazminatı) etkiler.

Özetle; tutanak tutarken “tahmini” beyanlardan kaçının. Fotoğrafları “delil” niteliğinde çekin (geniş açı + detay). Yaralanma varsa mutlaka polis çağırın. Kaza sonrası 3-4 gün içinde e-Devlet veya SBM üzerinden kusur durumunu kontrol edin. Aleyhinize bir karar varsa 5 günlük süreyi kaçırmadan, somut delillerle itiraz edin.
 
Bu makale, mevcut yasal düzenlemeler ve yüksek yargı içtihatları ışığında hazırlanmıştır. Hukuk dinamik bir alan olduğundan, somut olaylarda güncel mevzuatın ve profesyonel hukuki görüşün alınması tavsiye edilir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir