Kiralık Araçla Kaza | Ne Yapılmalı (2026)
Türkiye’de araç kiralama sektörü, turizm ve ticari faaliyetlerin yoğunluğuyla paralel olarak devasa bir hacme ulaşmıştır. Bu ekosistem içerisinde meydana gelen trafik kazaları; mülkiyetin kiralama şirketinde, kullanım hakkının (zilyetlik) kiracıda, riskin ise sigorta şirketlerinde olduğu üçlü bir hukuki sarmal yaratmaktadır. Kiralık bir araçla kaza yapılması, hususi bir araçla kaza yapılmasından hukuki sonuçları itibarıyla keskin çizgilerle ayrılır. Bu makale, kiralık araç kazalarında tarafların yükümlülüklerini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK), 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK), Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ışığında derinlemesine analiz etmektedir. Makalenin amacı, kaza anındaki operasyonel süreçlerden başlayerek, yargılama aşamasındaki tazminat hesaplamalarına kadar uzanan tüm süreci, ilgili kanun maddeleri ve yargı kararlarıyla destekleyerek, kiracı ve kiralayan açısından bir başvuru kaynağı oluşturmaktır.
Kaza Anında Olay Yeri Yönetimi ve İdari Prosedürler
Bir trafik kazası meydana geldiğinde, sürecin hukuki kaderini belirleyen en kritik aşama olay yerinde alınan aksiyonlardır. Hususi araçlarda uygulanan standart prosedürler, kiralık araçların ticari niteliği ve sigorta poliçelerinin (Rent a Car Kasko) özel şartları nedeniyle farklılık göstermektedir.
Kaza Tespit Tutanağı mı, Polis Raporu mu?
Türkiye’deki trafik mevzuatı, kazanın niteliğine göre iki farklı tespit yöntemi öngörmektedir: Maddi Hasarlı Kaza Tespit Tutanağı (Anlaşmalı Tutanak) ve Trafik Kazası Tespit Tutanağı (Polis/Jandarma Raporu). Kiralık araç kullanıcılarının en sık yaptığı hata, kiralama sözleşmelerindeki özel hükümleri göz ardı ederek inisiyatif kullanmalarıdır.
Hangi Durumlarda Polis veya Jandarma Çağrılmalıdır?
Emniyet Genel Müdürlüğü’nün ilgili genelgeleri ve Karayolları Trafik Yönetmeliği uyarınca, tarafların kendi aralarında tutanak tutamayacağı ve mutlaka kolluk kuvveti çağırması gereken haller kesin olarak belirlenmiştir. Bu haller şunlardır:
-
Yaralanma veya Ölüm: Kazada en ufak bir bedensel zarar varsa.
-
Kamu Malı Zararı: Trafik işaretleri, bariyerler, elektrik direkleri gibi kamuya ait mallara zarar verilmesi.
-
Belge Eksikliği: Sürücülerden birinin ehliyetinin olmaması veya kullandığı araç sınıfına yetersiz olması.
-
Sigorta Yokluğu: Karşı tarafın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’nın (Trafik Sigortası) bulunmaması veya süresinin dolmuş olması.
-
Alkol ve Madde Şüphesi: Sürücülerden birinde alkol veya uyuşturucu şüphesinin bulunması.
-
Kamu Aracı: Kazaya karışan araçlardan birinin kamu kurumuna (resmi plaka) ait olması.
-
Tek Taraflı Kazalar: Aracın başka bir araca temas etmeden; duvara, ağaca, şarampole veya park halindeki tanımlanamayan bir cisme çarpması.
Bu maddeler arasında kiralık araçlar için en kritik olanı Tek Taraflı Kazalardır. Sürücüler genellikle otopark kolonuna sürtme veya mantara çarpma gibi durumlarda “küçük hasar” diyerek olay yerinden ayrılmaktadır. Ancak kiralık araç kasko poliçeleri, olay yerinde resmi bir tespit (Polis/Jandarma İfade Tutanağı veya Görgü Tespit Tutanağı) ve alkol raporu olmaksızın yapılan beyanları genellikle reddetmektedir. Sigorta şirketi, tek taraflı kazada sürücünün alkollü olup olmadığını veya aracın ehliyetsiz biri tarafından kullanılıp kullanılmadığını tespit edemediği gerekçesiyle hasar tazminatını ödemez ve bu borç doğrudan kiracıya kalır.
Tablo 1: Kaza Türüne Göre Belge Tanzim Matrisi
| Kaza Senaryosu | Gerekli Belge | İşlem Adımı | Sigorta Riski |
| Çift Taraflı / Maddi Hasarlı | Anlaşmalı Tutanak (KTT) | SBM Mobil veya Kağıt Tutanak | Düşük (Karşı taraf belli, alkol şüphesi yoksa) |
| Tek Taraflı (Duvara Çarpma) | Polis/Jandarma Raporu | 112 Aranarak Ekip Çağrılmalı | Yüksek (Tutanaksız ve alkol raporsuz ödenmez) |
| Yaralanmalı Kaza | Polis/Jandarma Raporu | Ambulans ve Polis Çağrılmalı | Düşük (Resmi kayıt zorunlu olduğu için) |
| Park Halinde Çarpılma | Polis/Jandarma Raporu | Karakola Başvuru / Beyan | Orta (Faili meçhul hasar klozu devreye girer) |
Kiralık Araçlarda Alkol Sınırı ve Yasal Limitler
Kiralık araç kazalarında tazminatın reddedilmesinin en yaygın sebebi alkoldür. Burada yasal limitler ile sözleşme limitleri arasındaki fark hayati önem taşır.
Trafik mevzuatına göre hususi (binek) araç sürücüleri için yasal alkol sınırı 0.50 promil, hususi olmayan (ticari, yolcu nakli, yük nakli vb.) araçlar için ise 0.20 promildir. Ancak, kiralık araç sözleşmelerinin ve Rent a Car kasko genel şartlarının büyük çoğunluğunda “Sıfır Alkol” prensibi veya yasal sınırın altında olsa bile kaza ile alkol arasında illiyet bağı kurulması durumunda hasarın reddedileceği hükmü yer alır.
Örneğin; bir kiracı 0.30 promil alkollü iken kaza yaptığında, trafik polisi kendisine ceza yazmayabilir (eğer araç hususi kabul edilirse). Ancak sigorta şirketi, kiralama sözleşmesindeki “Aracın alkol etkisi altında kullanılmaması” maddesine dayanarak hasarı ödemez. Kasko Genel Şartları’nın A.5 maddesi, sürücünün alkollü olması durumunda meydana gelen hasarların teminat dışı olduğunu belirtir. Bu nedenle, kiralık araçla yapılan her kazada, polis çağırmak ve alkolmetre üfleyerek “0.00 promil” veya yasal sınırlar içinde olunduğunu belgelemek kiracının lehinedir.
Kiralık Araç Kazasında Hukuki Sorumluluk Kimdedir?
Kiralık araç kazalarında “Zararı kim ödeyecek?” sorusunun cevabı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili maddelerinde saklıdır.
Karayolları Trafik Kanunu’na Göre “İşleten” Sıfatı
Trafik kazalarında sorumluluğun kime ait olduğunu belirleyen temel kavram “İşleten”dir. Araç sahibi (malik) kural olarak işletendir, ancak kiralama durumunda bu sıfat yer değiştirebilir. Bu durum, 2918 sayılı Kanun’un 3. maddesinde açıkça tanımlanmıştır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 3 (Tanımlar) – İlgili Bölüm:
Tanımlar
Madde 3 – Bu Kanunda kullanılan terimlerin tanımları aşağıda gösterilmiştir.
…
İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.
Maddenin Analizi:
Kanun koyucu, aracın mülkiyetine sahip olmasa bile, araçtan ekonomik yarar sağlayan ve araç üzerinde fiili hakimiyeti bulunan kişiyi “İşleten” olarak tanımlamıştır. Bu maddenin kiralama sektörüne yansıması Yargıtay kararlarıyla şekillenmiştir:
-
Uzun Süreli Kiralama (Operasyonel Filo Kiralama): Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre, 1 yıl ve üzeri gibi uzun süreli kiralamalarda işleten sıfatı araç kiralama şirketinden (malik) çıkarak kiracıya geçer. Bu durumda, üçüncü şahıslara verilen zararlardan doğrudan kiracı şirket sorumludur. Araç sahibi kiralama şirketi, işleten sıfatı kalmadığı için husumet yokluğundan davadan kurtulabilir.
-
Kısa Süreli Kiralama (Günlük Rent a Car): Günlük veya haftalık kiralamalarda, araç üzerindeki hakimiyet tam anlamıyla kiracıya geçmediği ve ekonomik yararlanma (işletme) faaliyeti kiralama şirketinde kaldığı için, Yargıtay işleten sıfatının kiralama şirketinde devam ettiğini kabul eder. Bu senaryoda, üçüncü kişilere verilen zararlardan kiralama şirketi (işleten) ve kiracı (sürücü) müteselsilen (birlikte) sorumlu olur.
Araç Sahibinin Tehlike Sorumluluğu (Kusursuz Sorumluluk)
İşletenin sorumluluğunun niteliği, kusurdan bağımsız bir “Tehlike Sorumluluğu”dur.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 85 – İlgili Bölüm:
İşleten ve Araç İşleticisinin Bağlı Olduğu Teşebbüs Sahibinin Hukuki Sorumluluğu
Madde 85 – Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bir teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
…
İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.
Maddenin Analizi:
Bu madde uyarınca, kiralık bir araçla kaza yapıldığında, kiralama şirketi (kısa süreli kiralama ise) “Ben aracı kullanmıyordum, sürücü hatalı” diyerek sorumluluktan kaçamaz. Kanun, işleteni sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu tutar. Kiralama şirketi üçüncü şahsa tazminatı ödemek zorunda kalır, ancak daha sonra iç ilişkide (rücu ilişkisi) bu bedeli kusurlu olan kiracıdan talep edebilir.
Kiracının Haksız Fiil Sorumluluğu ve İspat Yükü
Kiracının kiralama şirketine karşı sorumluluğu ise Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerine dayanır.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 49:
Sorumluluk
I. Genel olarak
Madde 49 – Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 50:
II. Zararın ve kusurun ispatı
Madde 50 – Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.
Maddelerin Analizi:
TBK 49, kiracının kiraladığı araca verdiği zararı tazmin etme yükümlülüğünün temelidir. Eğer kiracı, trafik kurallarını ihlal ederek (kusurlu fiil) araca zarar verdiyse, bu zararı gidermek zorundadır. Ancak TBK 50 uyarınca, kiralama şirketi (zarar gören), kiracının kusurlu olduğunu ve z1ararın miktarını ispatlamakla yükümlüdür. Bu nedenle kaza tespit tutanakları ve bilirkişi raporları, ispat yükünün yerine getirilmesinde hayati role sahiptir.
Kiralık Araçlarda Sigorta Türleri ve Kapsamları
Kiralık araç kazalarında mali yükün kimin üzerinde kalacağını belirleyen mekanizma sigortadır. Ancak “aracın sigortalı olması” her zararın karşılanacağı anlamına gelmez.
Zorunlu Trafik Sigortası Neleri Karşılar?
Her araçta bulunması zorunlu olan bu sigorta, sadece karşı tarafa verilen zararları karşılar.
-
Kiracının Durumu: Kiracı, kullandığı kiralık aracı duvara vurduğunda, Trafik Sigortası bu hasarı ödemez. Trafik sigortası sadece üçüncü şahısların can ve mal güvenliğini korur.
-
Limit: Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen limitler dahilinde (2026 için Maddi hasarı 400.000 TL’ye kadar, sağlık giderlerini de 3.600.000 TL’ye kadar) Kiralık araçla lüks bir araca çarpılması durumunda, trafik sigortası limiti yetersiz kalabilir. Aradaki farktan kanuna göre kiracı ve kiralama firması müteselsilen sorumlu olsalar da, uygulamada kiralama sözleşmelerinde tüm sorumluluğun kiracıya ait olacağının kararlaştırıldığı görülmektedir.
Rent a Car Kaskosu ile Hususi Kasko Arasındaki Farklar
Kiralık araçların sigortalanması, hususi araçlara göre daha yüksek primli “Rent a Car Kaskosu” (Ticari Kasko) ile yapılmalıdır.
Bazı küçük ölçekli firmalar, maliyetten kaçınmak için araçlarını “Hususi” olarak sigortalatıp kiraya vermektedir. Kaza anında sigorta şirketi, polis tutanağında aracın kiralık olarak kullanıldığını tespit ederse (ki tutanakta sürücü beyanlarında bu durum yer alır), poliçe genel şartlarına aykırılık ve riziko ağırlaşması nedeniyle hasarı ödemeyi reddeder. Bu durumda tüm hasar bedeli kiracıdan talep edilir.
Önemli: Kiracılar, aracı teslim alırken ruhsatı ve sigorta poliçesini kontrol etmeli, poliçede “Kiralık” veya “Rent a Car” ibaresinin/klozunun bulunduğundan emin olmalıdır.
Ek Güvenceler: CDW ve LCF Sigortaları
Uluslararası standartlarda kiralık araçlarda sunulan güvenceler şunlardır:
-
CDW (Collision Damage Waiver): Genellikle kiralama ücretine dahildir ancak “muafiyetli”dir. Örneğin, x TL’ye kadar olan hasarları kiracı öder, üzerini sigorta öder.
-
Süper CDW (Muafiyetsiz Güvence): Ek ücretle satın alınır. Muafiyeti kaldırır.
-
LCF (Lastik-Cam-Far): Standart kaskolar genellikle lastik yarılmasını, cam kırılmasını veya far çatlamasını (kaza harici durumlarda) kapsamaz. LCF sigortası bu küçük hasarları kapsar.
Tablo 2: Kiralık Araç Sigorta Türleri ve Kapsam Matrisi
| Sigorta Tipi | Korunan Taraf | Kapsanan Risk | Kiracının Dikkat Etmesi Gereken |
| Trafik (ZMSS) | Üçüncü Şahıslar | Karşı araç hasarı, ölüm, yaralanma | Limit aşımında fark kiracıdan istenir. |
| Rent a Car Kasko | Kiralama Şirketi | Kiralık aracın hasarı, çalınması, yanması | Alkol, ehliyetsiz kullanım kapsam dışıdır. |
| CDW | Kiracı | Kaza sonucu oluşan maddi hasar | Muafiyet tutarı olabilir. |
| İMM | Kiracı/Şirket | ZMSS limitini aşan karşı taraf hasarı | Yüksek İMM limitli araç kiralamak güvenlidir. |
| LCF | Kiracı | Lastik, Cam, Far hasarları | Genellikle ek paket olarak satılır. |
Kaza Sonrası Tazminat Kalemleri: Değer ve Kazanç Kaybı
Kaza sonrası en büyük hukuki ihtilaflar, doğrudan hasar bedelinden ziyade “dolaylı zararlar” üzerinden çıkmaktadır.
Kiralık Araçta Değer Kaybı Bedeli İstenir mi?
Kaza yapan araç onarılsa dahi TRAMER kaydı oluştuğu ve orijinalliği bozulduğu için ikinci el piyasa değerinde düşüş yaşanır.
-
Hukuki Dayanak: TBK 49 uyarınca gerçek zarar kalemidir.
-
Yargıtay Yaklaşımı: Yargıtay, kiracının kusurlu olduğu durumlarda değer kaybının kiracıdan talep edilebileceğine hükmetmiştir. Kiralama şirketinin kaskosu olsa bile, kasko poliçeleri genellikle değer kaybını ödemez (özel kloz yoksa). Bu nedenle şirketler bu bedeli kiracıya rücu edebilir.
-
İstisna: Kiracının kusursuz olduğu (karşı tarafın %100 kusurlu olduğu) durumlarda, değer kaybını karşı tarafın trafik sigortası öder; kiracıdan istenemez.
Araç Mahrumiyet Bedeli (Yatma Parası) ve Yargıtay Kararı
Aracın serviste kaldığı süre boyunca kiraya verilememesi nedeniyle uğranılan ticari zarardır. Bu konu Yargıtay içtihatlarıyla belirli bir standarda bağlanmıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin Emsal Kararı ve Analizi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2021/26777 E., 2022/11236 K. sayılı ve 29.09.2022 tarihli kararı, bu konudaki tartışmalara ışık tutmaktadır.
Kararın Özü:
“Davacı tarafça araç kiralama belgesi sunulmasa da, hakim TBK 50. maddesi uyarınca zararı belirleyebilir. Bilirkişi raporuna göre makul tamir süresi tespit edilmeli ve bu süre için araç mahrumiyet bedeli hesaplanmalıdır.”
Hesaplama Metodolojisi ve “Tasarruf İndirimi”:
Kiralama şirketleri genellikle “Günlük Kira Bedeli x Gün Sayısı” formülünü uygular. Ancak Yargıtay bu hesabı hatalı bulmaktadır. Yargıtay’a göre; araç serviste yattığı süre boyunca yakıt harcanmaz, lastikler eskimez, motor yağı kirlenmez ve araç yıpranmaz. Bu nedenle, brüt kira gelirinden, aracın kullanılmaması nedeniyle sağlanan tasarruf miktarı (zorunlu giderler) düşülmelidir. Bu oran Yargıtay uygulamalarında genellikle %20 ila %50 arasında değişmektedir.
Örnek Hesaplama:
-
Günlük Kira Bedeli: 1.000 TL
-
Makul Onarım Süresi: 10 Gün
-
Brüt Talep: 10.000 TL
-
Yargıtay Uyumlu Hesap (Örn: %35 Tasarruf İndirimi): 10.000 TL – 3.500 TL = 6.500 TL
Kiracılar, kiralama şirketlerinin fahiş “yatma parası” taleplerine karşı bu içtihadı dayanak göstererek itiraz etme hakkına sahiptir.
Kira Sözleşmesinden Doğan Sorumluluklar ve Yasaklar
Kiralama sözleşmeleri (TBK kapsamında Kira Sözleşmesi), kanuni sorumlulukların ötesinde özel yükümlülükler getirir. Bu maddelerin ihlali, sigortanın devre dışı kalmasına (teminat dışı hal) neden olur.
Sigortanın Ödeme Yapmadığı Teminat Dışı Haller
Aşağıdaki durumlarda sigorta ödeme yapmaz ve tüm zarar kiracıdan tahsil edilir (Kasko Genel Şartları A.5):
-
Alkollü Araç Kullanımı: Sözleşmelerde genellikle tolerans yoktur.
-
Yetkisiz Sürücü: Sözleşmeye ek sürücü olarak işlenmemiş bir kişinin kaza yapması.
-
Hız ve Yarış: Aracın hız denemesi veya yarışta kullanılması.
-
Hatalı Yakıt: Dizel araca benzin konulması (mekanik hasar).
-
Ağır İhmal: Kırmızı ışıkta bilerek geçmek, ters yöne girmek gibi kasıt veya ağır kusur halleri.
-
Arazi Kullanımı: Binek araçla stabilize yola girmek, aracın altını vurmak. Kiralama şirketleri GPS verileriyle aracın nerede kullanıldığını tespit edebilmektedir.
Kiralık Araçta Trafik Cezaları ve Rücu Süreci
Trafik cezaları, KTK uyarınca cezayı işleyen sürücüye aittir. Ancak EDS, radar gibi plakaya yazılan cezalarda tebligat kiralama şirketine gelir.
-
Süreç: Şirket cezayı öder (genellikle indirimli olarak).
-
Rücu: Ödediği tutarı, sözleşmedeki “hizmet bedeli” (genellikle 50-100 TL arası bir işlem ücreti) ile birlikte kiracının kredi kartından tahsil eder.
-
Hukuki Durum: Sözleşmede hüküm varsa, kredi kartından yapılan bu çekimler yasaldır. Ancak cezanın tebliğ tarihinden itibaren kiracıya bildirilmesi ve itiraz hakkının saklı tutulması dürüstlük kuralı gereğidir.
Sonuç ve Genel Değerlendirme
Kiralık araç kazaları, basit bir trafik kazası olmanın ötesinde, Borçlar Hukuku, Ticaret Hukuku ve Sigorta Hukuku’nun kesiştiği kompleks bir süreçtir. Kiracının sorumluluğu, kazadaki kusur oranıyla sınırlı kalmayıp, sözleşmeye uygunluk durumuyla (alkol, ehliyet, yetkili sürücü) doğrudan ilişkilidir.
Özetle:
-
Kaza anında tutanak (tek taraflı ise mutlaka polis raporu ve alkol raporu) tutulmalıdır.
-
Kiralama şirketine derhal bilgi verilmelidir.
-
Tazminat taleplerinde (özellikle değer kaybı ve kazanç kaybı), Yargıtay’ın “tasarruf indirimi” ilkesi ve “makul süre” kriteri gözetilerek fahiş taleplere itiraz edilmelidir.
-
Sigorta poliçesinin “Rent a Car” klozlu olduğu kontrol edilmelidir.
Bu makale, mevzuatın karmaşık yapısını sadeleştirerek sunmuş olup, her somut olayın kendine özgü şartları (sözleşme maddeleri, kaza oluş şekli) çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
